Blog

EGZERSİZ DANIŞMANLARI NASIL ANATOMİ ÖĞRENMELİ?

Anatomi, fitness ve egzersiz uzmanlarına yanlış ya da eksik öğretiliyor. Neden mi? Biz hareket profesyonellerinin uygulama ve tecrübe etmeden aldığı tıbbi terim anatomisi bir kulaktan girer, diğerinden çıkar. Anatomi, hareket ile birlikte öğretilmeli. Bir sporcu, bir dansçı, bir dövüşçü üzerinden örnekler ile desteklenmeli. Başarılı fitness eğitmenleri, öğrendikleri bilgileri hemen üç boyutlu uzayda kullanabilen eğitmenlerdir.
Bu sakin Pazar günü eski notlarımı kontrol ederken, yukarıda bahsettiğim hatayı bir miktar kendimin de yaptığını gördüm. Peki, ne tür değişiklikler yaptım? Bir anatomi dersi, fitness eğitmenlerine nasıl anlatılmalı?

1. Orijin, insertio ve görev. Bu hususlar olmazsa olmazlar. Eğer o kasın nerede bulunduğunu ve tuttuğu yeri tam olarak hangi yönde ve nasıl hareket ettirdiğini bilmiyorsanız henüz bilim dünyasına giriş izniniz yok demektir. Anekdotlarla ve iç göğüs/dış göğüs safsatalarıyla dolu uzun ve acılı bir meslek tecrübesi sizleri bekler.

2. Kasların, asıl hareket görevleri. Kadavra anatomisinde gösterilen hareketler, kasların tutundukları kemiklere yaptırdıkları hareketlerdir. Ancak doğal yaşamda yer çekimi ön plandadır ve çoğu zaman gövde zemine göre hareket etmek durumundadır. Bu durumda orijin insertio olur, insertio da orijin. Fonksiyonel anatomi olarak da isimlendirilen bu yaklaşım artık modern eğitim programlarında öğretiliyor. Fakat bir öğrencimin moda hususunda bana verdiği altın öğüdü hatırlatırım: “Bir kuralı yıkmadan önce, o kuralın yalın halini iyi öğrenmiş olmak gerek!” Yani kadavra anatomisini doğru dürüst öğrenmeden fonksiyonel yaklaşımla çok haşır neşir olmaya başlarsanız, gülünç durumlara düşersiniz. Biliyorum, ben düştüm!

3. Tipik postür bozukluklarında ilgili kasın ne türden bir davranış göstereceği? Eğer bahsi geçen kas herhangi bir postür bozukluğunu teşvik edici bir konumda ise, onu neden daha fazla çalıştırasın? Ya da tam tersi olup, ilgili postür probleminde genelde zayıf kalan bir kas ise muhakkak programın sonunda ona özel ilgi ve sevgi göstermen gerekmez mi?

4. Kasın lif tiplerinden hangisini baskın içerdiği! Her ne kadar kişiden kişiye ve spor branşından spor branşına bu husus değişiklik gösterse dahi, evrimsel olarak bazı kaslar gerilime (Tonik-Tip I) bazıları ise harekete (Fazik-Tip II) yatkın kaslardır. Egzersiz profesyonelleri olarak kas lif tiplerini bilirsek onları en uygun şekilde nasıl çalıştıracağımızı (yavaş ya da izometrik mi, hızlı ya da patlayıcı mı?) da anlamış olacağız. Bu husus, kullanılacak tekrar sayıları için de bizlere fikir verecektir (az tekrarlar mı, yoksa çok tekrarlar mı?)

5. Estetik ve vücut geliştirme amaçlı yüzlerce öğrencimizin olduğunu düşünerek, ilgili kasın EMG yani elektro-miyografi çalışmaları ile en çok hangi pozisyonda baskın çalıştırılabildiğinin öğretilmesi gerek. Bu bir yandan eksik ya da gelişmemiş kasların (örneğin gluteus maximus) öne çıkarılmasına yardımcı olurken, bir yandan da sakatlık önleyici amaçla zaten aşırı çalışan bazı kasları mekanik dezavantaja koyarak az çalıştırmak (örneğin anteriör deltoid) amaçlı kullanılabilir.

6. İlgili kaslarla ilgili en riskli eklem pozisyonlarının ve o kasın en çok hangi sakatlıklarda yaralanabileceğinin öğretilmesi gerekli. Egzersiz uzmanları olarak uzun ve başarılı bir meslek hayatı sürmek istiyor isek, öğrencilerimizi güvenle ve etkili bir şekilde çalıştırabilmek için riskli egzersizleri en az oranda kullanan programlar tasarlamalıyız.

Yeni anatomi eğitimlerimde 60’tan fazla kas için yukarıda verdiğim ayrıntıları hazırladım. Biraz zamanımı aldı ama buna gerçekten değdi. 

Alıntı: Serkan Yimsel..

Tüm Makaleler